• gecenin şarkısı

    31081.
    Hooverphonic - Mad About You

    https://youtu.be/6EA-MIYY1bg
    #37793088 :)
  • mendilimde kan sesleri

    37.
    bir şiir ve bir mısra bir insanın içini ne kadar acıtabilirse tam olarak o kadar...

    Her yere yetişilir
    Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
    Çocuğum beni bağışla
    Ahmet Abi sen de bağışla
    Boynu bükük duruyorsam eğer
    içimden öyle geldiği için değil
    Ama hiç değil
    Ah güzel Ahmet abim benim
    insan yaşadığı yere benzer
    O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
    Suyunda yüzen balığa
    Toprağını iten çiçeğe
    Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
    Konyanın beyaz
    Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
    Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
    Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
    Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
    Öylesine benzer ki
    Ve avlularına
    (Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
    Ve sözlerine
    (Yani bir cep aynası alım-satımına belki)
    Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
    Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
    Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
    Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
    Minibüslerine, gecekondularına
    Hasretine, yalanına benzer
    Anısı işsizliktir
    Acısı bilincidir
    Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
    Gülemiyorsun ya, gülmek
    Bir halk gülüyorsa gülmektir
    Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.
    Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
    Dirseğin iskemleye dayalı
    -- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
    Cıgara paketinde yazılar resimler
    Resimler: cezaevleri
    Resimler: özlem
    Resimler: eskidenberi
    Ve bir kaşın yukarı kalkık
    Sevmen acele
    Dostluğun çabuk
    Bakıyorum da simdi
    O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
    Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi
    Biz eskiden seninle
    istasyonları dolaşırdık bir bir
    O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
    Nazilli kokardı
    Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
    Kıl gibi ince istanbul yağmurunun altında
    Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
    Kadının ütülü patiskalardan bir teni
    Upuzun boynu
    Kirpikleri
    Ve sana Ahmet Abi
    uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
    Sofranı kurardı
    Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
    Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
    Çocuklar doğururdu
    Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
    O çocuklar büyüyecek
    O çocuklar büyüyecek
    O çocuklar...
    Bilmezlikten gelme Ahmet Abi
    Umudu dürt
    Umutsuzluğu yatıştır
    Diyeceğim şu ki
    Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
    Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
    Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
    Çocuklar, kadınlar, erkekler
    Trenler tıklım tıklım
    Trenler cepheye giden trenler gibi
    işçiler
    Almanya yolcusu işçiler
    Kadınlar
    Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
    Ellerinde bavullar, fileler
    Kolonyalar, su şişeleri, paketler
    Onlar ki, hepsi
    Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
    Ah güzel Ahmet Abim benim
    Gördün mü bak
    Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
    Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
    Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
    Gelse de
    Öyle sürekli değil
    Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
    O kadar çabuk
    O kadar kısa
    işte o kadar.

    Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
    Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
    Mendilimde kan sesleri.


    Edip CANSEVER
    #37793007 :)
  • medeniyet nedir

    7.
    Tarihin hangi döneminde yaşamış olursa olsun bir topluluğun kadınına verdiği değer ve davranış şekliyle ilintilidir.
    #37788456 :)
  • günün sözü

    9929.
    Kendimizin dörtte üçünden salt etrafımız tarafından sevilebilmek adına mahrum kalıyoruz.

    A. Schopenhauer
    #37787307 :)
  • gecenin şarkısı

    31031.
    Feridun Düzağaç - Ağlarsan Düşerim

    https://youtu.be/YwUY4rKq-hQ
    #37778994 :)
  • narsisizm

    6.
    doğada kendinin yetersizliğinin farkında olarak yaşayan tek canlı insandır. hayvanlardaki organik ego, içgüdülerini tatmine yönelik yeterli bir egodur. fakat insani ego; içgüdülerinin tatminini taşıyacak yeterlilikte olmadığı içindir ki libido kendi egosuna yeterince yatırım yap(a)maz ve çok erken yaşlardan itibaren arzularını tatmine yönelik nesnelere yönelir. fakat böyle bir tatmin sözkonusu değildir elbette. insanın bu daimi ötekine bağımlı olarak yaşaması ontolojik hakikatidir.

    bu durum için; yani bu eksiklik ve bağımlılıktan doğan ızdırabı dindirmeye yönelik olarak, egosuna yetkinlik kazandırmak ve/veya arzularını bir takım nesneler aracılığıyla tatmin etmek iki kaçınılmaz çözüm yolu olarak düşünülebilir. (omnipotent/potent) işte narsizm egoya yetkinlik kazandırmaksızın salt arzu ve isteklerin tatminine yönelik nafile ve umutsuz patolojik bir durumun ifadesidir. başka bir deyişle yetkin olmayan bir egonun idealize edilmesi durumudur.

    enteresandır; freud ve çağdaşları zamanında en sık görülen psikolojik rahatsızlık obsesif konvülsif bozuklukken içinde bulunduğumuz dönemlerde narsistik kişiliklerdir. bu tamamen içinde bulunduğumuz toplumların kültürel yapısının farklılığıyla ilgilidir. kapitalizm öncesi toplumlarda arzu bastırılırken, kapitalist toplumlarda bilakis kışkırtılmaktadır. kişi arzusunu metalaştırdığı ölçüde sisteme dahildir, ve sistemdeki işlevi ölçüsünde vardır. birey var olabilmek, bir kimlik kazanabilmek adına, henüz kendisininde yeni öğrendiği, arzusuna karşılık gelen o arabayı, evi, telefonu veya o çantayı kullanmak zorundadır.

    velhasılıkelam her toplum ve çağ kendi psikolojik rahatsızlıklarını kendi oluşturmaktadır ve narsizm de daha ziyade bizim çağımızın ve toplumlarımızın eseridir efendim.
    #37778774 :)
  • entelektüel

    128.
    ''Çoğunlukla başkalarının gerçekliğini görmemizi engelleyen birer perde işlevi gören, yetiştiğimiz ortamın, sahip olduğumuz dilin ve milliyetin sağladığı ucuz kesinliklerin ötesine geçebilme riskini göze alabilmek demektir evrensellik. Aynı zamanda dış politika, toplumsal politika gibi meseleler söz konusu olduğunda insan davranışları için tek bir standart arama ve buna uyma çabası demektir. Söz gelimi bir düşmanın durup dururken bir şiddet eylemine girişmesini kınıyorsak, hükumetimiz kendisinden daha zayıf bir ülkeyi işgal ettiğinde de aynı şeyi yapabilmeliyiz. Entelektüellerin ne söylemeleri ya da ne yapmaları gerektiğini belirleyen hiçbir kural yoktur; gerçekten laik bir entelektüel için tapılacak ve yanılmaz kılavuzluğuna güvenilecek herhangi bir tanrı da yoktur.''

    ortadoğu'lu büyük düşünür, akademisyen ve entelektüel edward said in kitabının adıdır.
    #37777600 :)
  • yalnız insan

    100.
    insanlar gerçekte hayatlarının belli dönemlerinde, belli insanlarla, belli bir zamanı birlikte tüketirler sadece.

    Bu bağlamda herkes yalnızdır.
    #37769092 :)
  • bir insanı hayatından çıkarmak

    44.
    Hayatına zor insan alanlar genellikle zor çıkaranlardır. Aksi içinde geçerli önermedir.
    #37769038 :)
  • osmanlı daki gereksiz viyana takıntısı

    7.
    (bkz: kızıl elma)
    #37759655 :)
  • francisco tarrega

    9.
    hüzne bulaşmış bir huzurun melodisidir gitarının sesi.

    Capricho árabe

    https://youtu.be/y_goHl-GuNk
    #37757150 :)
  • bir varmış bir yokmuş

    102.
    Bir çocuğun bir anda gözlerinin parlamasına neden olan sihirli bir cümledir.
    #37756993 :)
  • at avrat sanat

    2.
    tarihte tüfeğin icadına denk gelen oğuz türkleri'ndeki en büyük aydınlanma hareketinin sloganıdır.
    #37756982 :)
  • vertigo

    175.
    zizek'in hitchcock filmlerini lacan psikanalizle yorumladığı muhteşem kitabının en meşhur filmi budur. ve filmle ilgili enteresan yorumu:

    ''bir erkeğin hayal gücü kaçınılmaz olarak şiddet ve korkunç dönüşümler içerir. erkek libidosuna dayalı ekonomide, kadınların kabul edilebilir cinsel partnerler olmadan önce “küçük düşürülmesi” gerekir. Eski bir deyişle anlatmak gerekirse, en iyi kadın ölü kadındır.”

    bu yorum aynı zamanda sözlüğün sol frame başlıklarınında psikanalitik yorumu niteliği taşır fikrimce.
    #37756906 :)
  • uyurken üstünün örtülmesi

    27.
    herkesin düşünemediği, minnet duyulası şefkatli bir davranıştır.
    #37754575 :)
  • melancholia

    47.
    trier'in en kötü filmdir fikrimce.

    keith dunst un trier'in o kadar iyi filmi içinde bu en enteresan olanında oynamış olması da oyunculuk kariyeri açısından büyük talihsizlik. görünen o ki; ne maksatla çekip, ne anlatmak istediğini kendi dahi anlamamış.

    şahsen ben patlama olacağına dahi inanmamıştım.
    #37751762 :)
  • karagöz ve hacivat

    27.
    yönetmen ezel akay ın hayatlarını konu alan hacivat ve karagöz neden öldürüldü isimli harika filmdir nazarımda. filmin kendisi, oyunculukları ve kurgusu eşsizdir fikrimce.

    filmde osmanlı'nın kuruluş aşamasındaki anadolu'nun etnik yapısı, beylikleri, ve özellikle yörük türklerinin kültürü büyük bir ustalıkla ve incelikle işlenmiştir. film, ayrıca din ve vicdan hürriyetinin ne demek olduğunu kendi atalarımız ve kültürümüz üzerinden, bize adeta ders verir niteliktedir. anadolu'nun arap siyasetiyle henüz yeni tanışan körpe beycikleri, kullandıkları saf türkçe, koreografisi, kostümleri hakkaten takdire şayandır.

    filmde karagöz (haluk levent) ''yörürün'' adında yörük ağzıyla çok şirin bir türkü söyler.

    https://youtu.be/iMqz3o1QRzw
    #37745223 :)
  • beklentiler olmadan yaşamak

    32.
    insanı ''an'' da tutan, sahip olduklarının ve varoluşunun farkına vardıran en üst düzey yaşam bilincidir. gelecek kaygısı ve geçmişe olan takıntılar, insan zihninin hayat karşısındaki en büyük yanılsamasıdır.

    çünkü insan da doğanın diğer tüm canlıları ve kendisi gibi içinde bulunduğu koşullarda optimal davranışı gösterebilme özelliğiyle evrilmiştir. hiçbir aslan yarın ne yiyeceğini planlamaz veya bir ağaç ilkbahar geldiğinde tekrar çiçek açabilecek miyim diye endişelenmez.

    beklentiler, endişeler ve kaygılar öleceğini bilerek yaşayan tek canlı olan insan icadıdır.

    huzur ve mutluluk geçmiş deneyimlerimizin uzantısı olan gelecek beklentilerinde değil an'a yayılabildiği ölçüde insana aittir.
    #37741891 :)
  • kadınlar ne ister

    1477.
    kadınlardan çok erkeklerin merak ettiği dillere pelesenk olmuş başlık.

    bilim adamı ,sanatçı ve filozofların dahi işini gücünü bırakıp merak ettiği, içlerinde allami cihanı sayılanlarının dahi belli bir seviyeden sonra saçmaladıkları sorudur. çok basit efendim optimum koşullarda

    *evli, mutlu ve çocuklu.

    biz takılmıyoruz böyle şeylere efendim. yaşıyor ve geçiyoruz. hatta bu koşullar sağlandığında erkeklerin ne istediğini dahi merak etmiyoruz.

    bir de ara sıra ''beni seviyor musun, güzel miyim'' sorularına evet cevabı bu kadar.

    - bitti -
    #37741890 :)
  • unutmak

    569.
    bir nimettir pek çok zaman.

    (bkz: Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür)
    #37741681 :)
  • yeni şeyler getiriyorum